Giriş Sayfası Yap

Ana Sayfa

Arşiv

FORUM

E-Mail

Ziyaretci Defterim

SON YAZILARIM

  • Anneye bir gün yetermi?
  • Ashabı Kiram'da (r..a.) Allah Rasulü (s.a.v.) Sevgisi
  • Hz. PEYGAMBER (s.a.v) EFENDİMİZE HAS ÖZELLİKLER
  • HİZMETTE EDEP 1
  • HİZMETTE EDEP 2
  • Dua
  • MAHMUD EFENDİ HAZRETLERİNDEN NASİHATLER
  • GÜZEL AHLAK
  • SA'D B. EBİ VAKKAS (r.a)
  • Türk ve İslam Büyüklerinden Hazır Cevaplar
  • KATEGORİLERİM

  • Asr-ı Saadet
  • Dini bilgiler
  • Dişli Kasabası
  • Fıkıh
  • Güncel
  • Hadisi Şerif
  • Kıssadan Hisse
  • Sadat-ı Nakşibendi
  • Sahabe Hayatları
  • Şiir
  • Tasavvuf
  • Yazılarım
  • DOSTİLLERİ

    ARKADAŞLARIM
  • nasibim

  • selosafis

  • 1964anne

  • hulela

  • gulcinpehlivan

  • kucukkelebek

  • ResulunGulu

  • koyundanyavasgerek

  • Funda2009

  • sohbetsevenler

  • gelincicegii

  • dunyaturum

  • sadiyedemir

  • guldiyarindan

  • Kardelensiz

  • haticeozkan

  • SanaGeleyim

  • hobievigardenya70

  • ahmetyazar

  • NaZaRo

  • islamvehuzur

  • eyyupkucukaslan

  • menzilehayran

  • kumgibi03

  • gulumasli

  • kaansan

  • AskinaDilenciyim

  • geldostagidelim

  • fatih03

  • bozacioglu

  • mukarrebin

  • TILLSIM

  • didoli82

  • zellankadef

  • dervis35

  • nurumsun32

  • menzililahileri

  • surgunsehrim

  • 2563

  • LeyL67

  • baharhabercisiyim

  • NurOsmanliTorunu16

  • ravzagulu

  • sudamlasi1

  • hakkdostu

  • igrayla

  • zekiinal

  • KaanhanKURULTAY

  • feyzanur2000

  • myvizyon

  • sultankonyevi

  • menzilsofi

  • adaynur2

  • islamisiteler

  • karakan019

  • mehmet2515

  • muridulgavsibilvanisiiii

  • muridulgavsibilvanisi

  • ozen74

  • cemd

  • menzil2

  • CaNKuRBaN

  • uzletizeranu

  • ferhat6781

  • seyyahin

  • himmeteyle

  • sadeceresim

  • yesilsehir

  • Kalbiminkalemi32

  • sohbetci25

  • seyyidesevim

  • zuhalkoglu

  • sevgipinari01

  • ferzane

  • tesetturluyum

  • rufeydem

  • 16tatilim

  • igra

  • rahmetyagmuru

  • abunaar

  • netclup2

  • ebvaa

  • dinimizitaniyalim

  • Bahram

  • fzehra

  • 7x7x7

  • gulivahdet

  • destebasi

  • nurrisalelerim

  • yakko

  • BESMELE

  • masum61

  • Beyazkalemim

  • dualarla

  • bizimdinimiz

  • beyza99

  • sirad

  • xsofistix

  • nuralemi

  • fatih96

  • BALLON

  • videosanal

  • elifnun

  • ilkaycahobiler

  • kezibanyenge

  • ferdikarabasan

  • 1nisan2005

  • 1hercaikardelen

  • safiyece


  • SON YORUMLAR

  • selamunaleyküm
    s.a
    S. ALEYKÜM
    s.a
    Selamün Aleyküm


  • DOSTİLLERİ

    DOSTİLLERİ
    Google
     

    Anneye bir gün yetermi?
    11/5/2008<>22:59
    kategori: Guncel

    Her mayıs ayının 2. pazarı kutlanan Anneler Günü için ülke insanımız seferber oldu, hazırlıklar yaptı, 364 gün unutulan saygı ve sevgi kavramları raflardan indirilip melek annelere sundu...

    Bizim kültürümüz ve inancımızda anneye 365 günün her dakikası ve her saniyesinde saygı, sevgi ve hoşgörülü davranmak esasken, ithal anneler gününde anaya küçük bir hediye ve günlük bir sevgi kafi görüldü...

    Peki ne zaman ve nasıl ortaya çıktı bu ithal anneler günü...

    1955'ten itibaren ülkemizde de kutlanmaya başlanan Anneler Günü'nün çıkış yeri ABD...

    "Amerika’nın Filedelfiya eyaletinde 9 Mayıs 1907 günü Anna Jarvis isimli bir kızın annesi öldü. Annesini çok seven 9 yaşındaki Jarvis’in üzüntüsü aylarca sürdü. Hayatta kimsesi kalmayan Jarvis ölüm olayına bir türlü alışamadı. Yaşama küstü. Canlılığını, yaşama sevincini yitirdi. Bu süre içinde Jarvis, hemen her gün annesinin mezarına çiçekler götürdü. Jarvis’in annesinin ölüm yıldönümünde bütün arkadaşları eve geldi. O gün Jarvis arkadaşlarına: Geçen bir yıl içinde çektiğim acılar bana şunu öğretti: "Dünyada anne sevgisinin yerini dolduracak hiçbir sevgi yoktur. Yılın bir gününü annelere ayıralım. O günü annelerimizle ilgili anılarla dolduralım. Böylece annelerimize olan sevgi borcumuzu ödeyelim" dedi.

    Arkadaşları Jarvis’in önerisini çok beğendiler. Konuyu kentin Belediye Başkanına aktardılar. Başkan onları dinledi, öneriyi içtenlikle benimsedi. Daha sonra bu öneri gazetelere, yazarlara anlatıldı. Jarvis ve arkadaşlarının çalışmaları kısa sürede sonuç verdi. Anneler günü ilk kez 1908 yılında kutlandı. 1911 yılına gelindiğinde hemen hemen her ülkede kutlanmaya başlanmıştı. 1914 yılında ABD başkanı Wilson tarafından resmi bir açıklamayla Mayıs ayının ikinci pazarı Anneler Günü olarak duyuruldu..."

    ***

    Biz, peygamberi "Cennet, annelerin ayakları altındadır" diyen bir ümmetin, "Anaya of bile demeyeceksin" diyen dinin fertleriyiz... Annelerimizi bir gün değil hergün başımızın tacı yapmalıyız...

    Geçenlerde otobüsten inmek için hazırlık yapan ve ayağa kalkan anne ile kız arasındaki şu diyaloğu sizlere aktarmak istiyorum....

    Kız: Oha anne ya, biraz dikkat etsene, ayağıma bastın

    Anne: Araba fren yapınca sendeledim

    Kız: Çok salaksın anne ya, tutunsana bir yerden

    Bu kısa dilayoğun yanısıra indikten sonra da annesine fırça atmayı sürdürdü bu bayan arkadaş...

    Şimdi dün böyle davranan kız, bugün Anneler Günü diye annesine hediye alıp, seni seviyorum dese ne yazar...

    Annesini hor gören, beğenmeyen, demode bulan ve her davranışıyla aşşağılayan bir evlat, mayıs ayının 2. pazarı annesine seranatlar düzse ne olur....

    Eşini annesine tercih edenler ya da annesinin davranışlarına ve sözlerine tahammül edemeyip darülacezeye bırakanlar, sizin hediyenizden ve ziyaretinizden ne çıkar...

    Kültürünü, örfünü, adetlerini ve inancını bir kenara atıp yozlaşmış ithal bir tarzla hayatını sürdüren toplumumuz, annesine senede bir gün saygı göstermeyi ve hatırlamayı yeğliyorsa bu ayıp bize yeter...

    Anneye saygı ve sevgiyi gösterecek her hareket ve davranış kutsaldır... İthal de olsa senede bir gün annesini hatırlayanlar, yanlış bir iş yapıyor demiyorum ama 364 gün dururken neden bütün sevgi ve saygıyı bir güne sığdırmak cazip geliyor...?

    Çünkü örnek aldığımız ülkeler böyle yapıyor da ondan... Örnek yanlış olunca uygulama da haliyle yanlış... Anneyi bütün yıl sevmek, saymak, kalbini kazanmak ağır geliyor... Bunun yerine senede bir gün hatırlamak, küçük bir hediye almak ve kondurulan bir öpücük işimize geliyor...

    Analar ne hediye ne cafcaflı sözler ister... Onlar içten sevgi, hoşgörü ve yanınızda huzuru istiyor...

    Bir gün değil, 365 gün annelerimizin kalbini kazanmaya ne dersiniz...?

     

               

    Bu fotoğraflar ülke insanımızın annesine saygısının en açık kanıtı... Anneler Günü'nü ister kutlayın ister kutlamayın ama ne olursunuz, annenize sövüp saymayın ve onlara şiddet uygulamayın...

    Lütfen anneye saygısızlığı bitirelim...

    0 yorum :: link
    { Sayfa 1 of 85 }
    <- Önceki Sayfa : : Sonraki Sayfa ->

    Ayıraç kodları

    Ashabı Kiram'da (r..a.) Allah Rasulü (s.a.v.) Sevgisi
    11/5/2008<>22:50
    kategori: Asr-i Saadet

    Târih, Eshâbı Kirâm'ın Peygamber sevgisi gibi bir sevgi kaydetmemiştir. Şu hâdiseler bunu te'yid eder:

    Târih, Eshâbı Kirâm'ın Peygamber sevgisi gibi bir sevgi kaydetmemiştir. Şu hâdiseler bunu te'yid eder:

    Mekkeliler İslam oldukları için Zeyd bîni Disne ve Habib bîni Adiyy'i öldürmek istemişlerdi. Zeyd (R.A.) tam öldürüleceği zaman Ebû Süfyan, O'na şöyle hitâb etti: "Şimdi senin yerinde Muhammed (S.A.V.)'in olmasını ister misin? Onun boynu vurulsun. Sen de âilenin yanına git!".

    Zeyd şöyle cevap verdi: "Ben, âilemin yanında otururken, Allah Rasûlü'nün ayağına bir dikenin bile batmasına razı olmam".

    Ebû Süfyan şöyle dedi: "İnsanlardan Muhammed (S.A.V.)'in Eshâbı gibi Muhammed (S.A.V.)'i seven bir kavim görmedim."

    Habib bîn-i Adiyy ise, öldürülürken şu şiiri okudu: "Madem ki Müslüman olarak öldürülüyorum, o halde ölüme hiç önem vermem. Benim mücâdelem, ne yönde olursa olsun, ancak Allah içindir. Eğer, Allah dilerse parçalanan her uzvu mübârek kılar."

    İbni İshak'ın bildirdiğine göre; Ensar'dan bir kadın Uhut harbinde kocasını, babasını, kardeşlerini kaybeder. Yâni hepsi şehid olurlar. Bu durum kendisine duyurulunca, şöyle sorar: "Allah Rasûlü nasıldır?".

    Eshab derler ki: "Allah Rasûlü sıhhattedir."

    "Bana gösterin, O'nu göreyim." dedi ve nihâyet gördü.

    O'nun hayatta olduğunu görünce tatmin oldu ve şöyle dedi: "Bütün musîbetler, O hayatta olduğu için küçük sayılır."

    Rasûlüllah'ın Sevban adında bir hizmetçisi vardı. Allah Rasûlü'nü o kadar çok severdi ki O'na hiç sabredemezdi. Yâni, O'nsuz hiç yaşayamazdı.

    Bir gün, Rasûlüllah'a hüzün içinde, çok üzgün bir halde geldi. Rasûlüllah O'na hâlini sordu.

    Sevban şöyle cevap verdi: "Ey Allâh'ın Rasûlü! Hiçbir yerim ağrımıyor, yalnız sizi birkaç gündür göremedim. Size karşı içim doldu. Sizi çok özledim. Âhirette sizin yerinizin, ûlvi bir yer olması hasebiyle, orada sizden uzak kalacağımdan korktum. Ayrılık korkusu beni bu hâle düşürdü".

    Bu esnâda, Allâhü Teâlâ şu âyeti indirdi: "Kim Allâh'a ve Peygambere itâat ederse, işte onlar; Allâh'ın kendilerine nimetler verdiği peygamberlerle, sıddıklarla, şehidlerle, iyi adamlarla beraberdirler. Onlar ne iyi arkadaştır".

    Bu Âyeti Kerîme gelince kederi gitti ve sıhhati eski hâline döndü.

    Hz.Bilâl'ın ölümü yaklaşınca âilesi ve çocukları çok üzülüyorlardı ve üzüntülerini «Ne büyük felâket» diye açıklıyorlardı. Halbûki, Hz.Bilâl ise şöyle diyordu: "Ne güzel lûtuf. Yarın, Allâh'ın sevgilisi Muhammed (S.A.V.) ve O'nun Eshâbıyla beraber olacağım."

    İmânın tatlılığı ve muhabbetin önemi hakkında Fahri Kâinât Efendimiz şöyle buyuruyorlar: "Üç şey kimde bulunursa, îmânın tadını tam olarak alır;

    Allah ve O'nun Rasûlü'nü herşeyden daha fazla sevmek,

    İnsanları ancak Allah için sevmek,

    Cehenneme girmeği kötü gördüğü gibi küfre dönmeği de öyle kötü görmek."

    0 yorum :: link
    { Sayfa 1 of 85 }
    <- Önceki Sayfa : : Sonraki Sayfa ->

    Ayıraç kodları

    ALLAH (CC)
    Esma-ul Husna
    dostilleri
    DOSTİLLERİ
    DOSTİLLERİ
    DOSTİLLERİ
    DOSTİLLERİ

    DOSTİLLERİ

    DOSTİLLERİ
    DOSTİLLERİ